Vicdan ve serbest piyasaya dair bir film: 16 Ton

404

Tarihsel sürecin akışıyla birlikte mazlumun konumunu yüzümüze çarparak, acı ama gerçek diyebileceğimiz bir dille anlatan bir çalışma olarak nitelendirebiliriz 16 ton’u. İnsan kendi cüzi aklını, külli akıl yerine koydu ve başladı ayrıştırmaya…

Önce yöneticiler ve yönetilecekler ayrıldı. Çünkü insanın aklı üstün sayıldı. Bu akla göre bir sınıflandırmaya gidildi. Beyazlar ve siyahlar ayrıldı. Madem ki insanın aklı külli akıldı, o zaman nasıl ölüneceğine de karar vermeliydi. Reklamın tavan yaptığı dönemde, serbest piyasa ortaya atıldı. Çocuklar iş hayatına sürüklendi. Çünkü insan “aklıyla” hareket ediyordu…

Üst aklın alt kesime, işçi sınıfına sunduğu seçenekler arasında madene inip inmemenin serbest bırakılması seçeneği elbet vardı. Ancak inmezsen senin yerini bir başkası hemen dolduracaktı. Basında sesin duyulmasa da, kimse bilmese de adını, gün gelir yerin kat kat altında diline doladığın bir şarkı yeryüzünde dilden dile dolanır. İşte 16 Ton, bunun hikâyesi.

İzlemek için tıklayın.