İffet | 1982

197

Yavuz Turgul’un senaristliğini yaptığı, Kartal Tibet’in yönetmenliğini üstlendiği İffet filmi, anneleri ölmüş olan iki genç kızın, katı kuralları olan babalarıyla yaşamını anlatmaktadır.

İffet, mahallede dolmuş şoförlüğü yapan Cemil’e âşıktır. Fakat Cemil, İffet’i seviyor gibi görünse de mahalledeki tüm kızlara sarkıntılık etmektedir. İffet, kimden ne duyduysa doğru Cemil’e gidip aslını öğrenmeye çalışır ve Cemil’in söylediği her söze inanır. Onun için önemli olan tek şey Cemil’in kendisini bırakmamasıdır ve bunun için her şeyi yapar.

İffet karakteri, o döneme göre düşünüldüğünde çalışmayan, okumayan ve bir becerisi olmayan bir genç kızdır. Evlenene kadar babasıyla yaşayacak olan, evlendikten sonra ise kocasına ‘hizmet etmek’ için yaşayan bir kız olacaktır. Hiçbir şey görmediği, bilmediği, okumadığı için de bir hedefi yoktur. Tek isteği sevdiği adamla mutlu bir yuva kurmaktır. Bu yüzden Cemil’e sık sık “her istediğini yaparım yeter ki beni bırakma” gibi cümleler kurar. Hatta tecavüze uğradıktan sonra bile, bunun hayalindeki gibi olmadığını söyler. Bunu bir tecavüz olarak görmez ve hamile kaldığında Cemil’in onunla evleneceğini düşünür. Fakat Cemil yine yalan söyler ve çocuğu aldırır. Bunun üzerine bile İffet, “bunu sadece senin için yaptım, senin için her şeyi yaparım” der.

Babası tarafından reddedildiğinde bile aklında Cemil vardır ve ondan intikam almak için yaşar. Burada baba karakteri devreye giriyor. İffet’in kötü yola düşmesindeki sebep katı kuralları olan, çocuklarına sevgi göstermeyen ve onları koruduğunu zannedip eve hapseden bir baba. Kızına İffet ismini vermesi ve anlamının namuslu, ahlaklı olması da bir ironi. Bu kadar namus düşkünü olması, kızına güvenmeyip onu kısıtlaması da başına gelenlerinin sebebi niteliğinde. Eve kızların teyzesi geldiğinde sinirlenip, “burası namuslu ev, giremez” diye bağırması da aynı şekilde. Namus kavramını sadece kadın üzerinden yaşatıyorlar.

Ayrıca baba, namuslu olduğunu kanıtlamak için mahallenin ortasında İffet’i evlatlıktan reddettiğini açıklıyor. Önemli olan ne hissettiği değil, insanların gözünde namusunu temizlediğini göstermek. Burada mahalleli kadınların da rolü büyük. Sürekli babaya kız evlat yetiştirmenin zorluklarından bahsediyorlar yani bir kadın dayanışması göremiyoruz. Hatta piknikten döndükten sonra babanın kızlarını dövmesini bile gülerek izleyen kadınlar görüyoruz. Baba aslında toplumun psikolojik baskısı sonucu bu durumları yaşıyor. Sözünü sadece bağırarak geçirebileceğini düşünen bir zihniyet var.

Diğer yandan, intikamını almak için her şeyi göze almış, güçlü bir İffet’le karşılaşıyoruz. Zengin olunca Cemil’in onunla yeniden birlikte olacağını düşünen ve Cemil’e ulaşmak için kendini veren bir kadın var. Cemil’i yanına şoför olarak aldığında aslında istediğini yapmış ve intikamını almıştır. Haluk’la evleneceğini duyurup, Cemil’i kovduğunda amacına ulaşmış ve duyguları alınmış bir kadın görürüz. Fakat daha sonrasında yine zaaflarına yenik düşen bir İffet olur ve Cemil’le barışır. Cemil, İffet’in kendisine olan sevgisine güvenerek ona her istediğini yaptırabileceğini ve ne söylerse inanacağını bilir. Kardeşine tecavüz ettikten sonraki açıklamalarında bile “o bana baktı, sen bana kıyamazsın” der. Fakat o an, onu seven İffet yoktur karşısında. Kardeşini korumak isteyen bir abla vardır ve Cemil’e kıyıp öldürür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir