Film | Yeraltı

375

Zeki Demirkubuz’un Dostoyevsky’nin Yeraltından Notlar kitabından esinlenerek çektiği film, nefret ettiği eski arkadaşlarının akşam yemeğine kendisini zorla davet ettiren Muharrem’in, bu yemek ile birlikte başlayan didişmeleri, ego gösterileri sonucu eski defterlerin açılması ile utanç dolu hesaplaşmalarla karşı karşıya kalmasını konu alıyor. Yeraltı, bireyin varoluşsal sorunlarını irdeleyen bir film.

Muharrem Ankara’da yaşayan sıradan bir devlet memurudur. Ne işinde ne de hayatında mutluluğu yakalayamamıştır. İnsanlar tarafından önemsenecek bir şeyler yapmamıştır, bu yüzden etrafındaki insanlar ona pek değer vermezler, kendisi de bunun farkındadır. Aslında zekasına, kültürüne olan güveni fazladır ama takıntılı, kıskanç, korkak, içinden geçenleri karşısındakine söylemeye bile cesareti olmayan bir adamdır. İnsanlardan tiksinir. Bu nedenlerden dolayı, insanlarla arasında ciddi bir uyum problemi vardır. Ama kararlıdır, içindeki zehri akıtacaktır, bu yüzden yıllardır görüşmediği ve nefret ettiği lise arkadaşlarıyla bir akşam yemeğinde hesaplaşacaktır, özellikle de Cevat ile. En çok ondan nefret eder, çünkü Cevat, yazdığı kitabıyla en iyi yazar ödülünü almıştır ve Muharrem onun bu başarısını hırsızlıkla nitelendirir, onu başkalarının hikayelerini çalıp kitap yazmakla suçlar. Daha öncesinde de şimdi de yaptığı hırsızlıktır Cevat’ın. Onu kıskanır. Bu kıskançlığın nedeni Cevat’ın haksız yere ödül alması, insanlar tarafından yüceltilmesi, sevilmesi ve saygı duyulmasıdır. Bunlar Muharremin tatmadığı duygular olmakla birlikte tüm düzene bir eleştiridir. Filmde kendi ağzından da duyarız ”yalakalardan, yalakalıktan nefret ederim,içtenliği samimiyeti çok severim.”

Büyük bir gurursuzlukla zorla kendini kutlama yemeğine davet ettirir, ama içten içe bu yemeğe katılmayacağını söylese de o gün koşa koşa gider. Yemek saati ileri alınmıştır fakat bunu Muharrem’e haber verecek kadar önemsemezler arkadaşları. Bu Muharrem’i iyice çileden çıkartır. İçkiyi fazla kaçırınca içindeki nefreti kusar arkadaşlarına ama kimsenin umurunda olmaz iyice rezil olur ve yemek rezaletle son bulur. Bu Muharrem’in ruhunda daha da büyük bir yara açar. Aslında kendisini aşağılayan toplumun, bu normal gözüken arkadaşları da yalancı ve iki yüzlüdür. Bu insanlar da toplumun büyük bir kısmını oluşturur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir