Aydın Büyüktaş: “Bir kişi bile anlasa üretmeye devam etmek için motivasyon bulabiliyorsunuz.”

300

-Siz fotoğraf ile iletişim kuruyorsunuz. Fotoğraf ile iletişimin kesişim noktasından bahseder misiniz?

Fotoğrafa ilk başladığımda daha çok tek taraflı bir iletişim olacağını düşünmüştüm.  Düşüncem şu şekildeydi; fotoğrafçı/sanatçı editörü veya kendisi vermek istediğini verir, izleyici kendi eğitim farklılığına göre istediğini alır. Nadiren iletişim çift taraflı olurdu. Ancak teknolojinin geldiği noktada artık bunun tamamen çift taraflı bir iletişim olduğunu düşünüyorum.

-Ruh haliniz fotoğraflarınıza yansıyor mu?

Yansıdığını düşünmüyorum. O gün modum/enerjim kötü ise çekim yapmıyorum.  Ya da çıkacak sonuca odaklanıp enerjimi daha yüksek seviyelere çekiyorum.

-Diyelim ki içinizden taşan bir şey var, çok anlatmak istiyorsunuz. Fotoğrafla bunu nasıl anlatırsınız?

İçimden taşan şeyleri anlatmak için genellikle fotoğrafta var olan anlatım yolları yeterli olmuyor bu nedenle farklı yöntemler denemek veya keşfetmem gerekiyor. Zaman bulabilirsem bundan sonraki projelerimde farklı anlatım yolları içerecek.

-Fotoğraflarınızda anlattığınız mevzu alıcı tarafından sizce net biçimde anlaşılıyor mu?

Çoğunluk tarafından anlaşıldığından pek emin değilim. Ancak fark ettim ki bir kişi bile anlasa üretmeye devam etmek için motivasyon bulabiliyorsunuz. Ne mutlu ki sayı çok.

-Fotoğraf sağlıklı bir iletişim alanı mı yoksa kişinin yorumuna açık olduğu için yanlış anlaşılmalara yer verir mi?

Kişinin ruh haliyle alakalı bir durum. Kişi temelde sağlıklı bir düşünce yapısına sahipse bir sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum. Farklı düşünce yapısına sahip insanlarda iletişim türünün farklılık göstereceğini düşünmüyorum.

-Sizin çektiğiniz fotoğraflar, görmeye alışık olduğumuz fotoğraflardan biraz daha farklı. Bu tekniği nasıl keşfettiniz? Bu teknikle ne anlatmak istiyorsunuz?

Çocukluğumda okuduğum bilim kurgu romanlarında uzayda yerleşimin yer çekimi yaratmak amacı ile bu şekilde bükülmüş (Dönen çember) olacağını belirten illüstrasyonlar görmüştüm.  Kaku’nun kitaplarını okurken 2.-3. ve dolaylı yoldan dördüncü boyutu anlatan Edwin A. Abbot’un “Flatland” kitabından esinlenerek 4. boyuta bir gönderme ve yaşadığımız gündelik mekânları olduğundan farklı göstermek için bu tür bir tasarımla anlatım yolunun uygun olacağını düşündüm. 3D programlar kullanarak yaptığım tasarım sonucunda fotoğraflarda istediğim eğimi elde edebileceğim en az 26 fotoğraf kullanarak filmle dahi çeksem karanlık odada birleştirilebilecek bir tasarım yarattım.

-Fotoğrafçılık mesleğini yapmanın artıları ve eksileri nelerdir?

Mesleğimin fotoğrafçılık olduğunu düşünmüyorum. Fotoğrafı bir araç olarak kullanan sanatçı diyebiliriz. Yarın video, 3D olur veya başka bir projede heykel.

-Fotoğrafçı olmak isteyen bir genç neler yapmalı, kendisini nasıl bir sürece hazırlamalı? Tavsiyeleriniz nelerdir?

Fotoğrafçı/Sanatçı olmak Türkiye’de biraz sıkıntılı. Sanat veya Fotoğraf sektörünü, Pierre Bourdieu’nun alan kavramından yola çıkarak anlatacak olursam, kuralların sermaye tarafından belirlendiği bir sanat “Alan”ı mevcut. Bu alanda bulunan sandalyelerin çoğu sermaye tarafından satın alınmış, kalan çok az sandalyeye de bu sandalyeye daha önce oturmuş yaşlı sanatçılar kendilerini çivilemişlerdir. Ya sayıları milyonları bulan gençler gibi sandalyeler boşalsın diye sıralarını bekleyecekler ya da benim yaptığım gibi “Alan”ın ortasına kendi koltuğunuzu koyup, kendi kurallarıyla bu oyunu oynayacaklar. Yurt dışına açılmak ama gerçek anlamda açılmak, gençlere kendi koltuklarını “Alan”ın ortasına koymalarını en kısa yoldan sağlayacaktır.

-Fotoğraf sanatçısı olabilmek için doğuştan bir yeteneğimiz olmalı mı yoksa sonradan öğrenilebilir mi?

Çağdaş sanattan önce 1900’lerin başında evet doğuştan bir yeteneğiniz olması gerekli idi. Ancak çağdaş sanatın gerektirdiği yaratıcılığın bir matematiği veya formülü olduğunu söyleyebiliriz. Bu sistemli ve çok çalışılarak da elde edilebilir.

-Sosyal medya ve fotoğrafçılık ilişkisinden bahseder misiniz?

Sosyal medyayı ilk olarak yukarıda bahsettiğim “Alan”da boş sandalye arama çabalarım sırasında kullandım. Daha önceki projelerimi kimse görmeden rafa kaldırmak zorunda kalmıştım. Facebook’ta “Flatland“ serisini paylaşmadan önce tüm kapılar kapanmış, umudumu yitirmeye başlamıştım. Bari arkadaşlarım görsün diye paylaştığım çalışmam bir ay sonra The Times, The Guardian, Bild, vb. mecralarda basıldı ya da paylaşılmaya başlandı. İçerisine girmeye çalıştığım “Alan” bir anda bana küçük gelmeye başlamıştı.

-Bize fotoğrafçılıkla ilgili başlangıç için herkesin anlayabileceği bir kitap öneri yapar mısınız ve biraz içeriğinden bahseder misiniz?

Bir kitapla ancak fotoğraf çekmeyi başarabilirsiniz. Eğer bu bir sevda ise yüzlerce binlerce kitap okunması ve bunlarda alınan her bir paragrafın zihinde birleştirilmesi gerekmektedir. Bu illa kitap olmak durumunda değil bazen bir fotoğraf, film veya müzik de olabilir. Yeter ki bu eserde neyin bizi etkilediğini ve nedenini sorgulayalım. Bu sorgulamaların oluşturduğu imgesel paragraflarda ileride yaratacağımız sanatsal karelerde var olacaklardır.