Temel Gazetecilik

596

Temel Gazetecilik

Oya Tokgöz

Dilhan KESKİN

Kitle Gazetesine Yönelme

Kapitalist ekonominin temel bileşkelerinden olan endüstrileşme, makineleşme ve kentleşme, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren gazetenin toplumsal ve teknolojik kurum olarak toplum içinde yerini almasını belirledi. 17. yüzyılın başından itibaren aramızda olan gazeteler, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren seçkinlerin gazetesi olmaktan kurtularak kitle gazetesi olmaya yöneldi. Toplumun her kesimine yönelmiş haber verme anlayışını temel alan kitle gazetesi, haber izleme yönünden çeşitli atılımların içine girdi. Her tabakadan insanla ilgili konular haber konusu olurken, haber yapmadan insanın ilgisini çekme ilkesi benimsendi. Magazinleşme olgusu kitle gazetesinde ağırlık kazanmaya yöneldi.

Birikim (Yoğunlaşma) ve Tekelleşme

Basın sektöründeki birikim ve tekellerin oluşması, 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren önce ABD’de, daha sonraları çeşitli Avrupa ülkelerinde kendini gösterdi. Günümüzde, birikim ve tekellere medya sektörünün içinde yer alan yazılı, sözlü, görüntülü tüm medyada rastlamak olasıdır. Birikim ve tekellerin oluşumunda medya sektöründe, siyasi tekellerden daha çok ticari tekellerden ve birikimden söz etmek olasıdır. 1880’lerden itibaren ABD’de başlayan basında ticari tekelleşme olgusu, günümüzde dünyaya yayılmış durumdadır. ABD başta olmak üzere İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya’da yaygın ölçüde medyada ticari tekeller bulunmaktadır.

Dünyada medya endüstrisindeki tekelleşmeyi arttıran nedenlerin en başında, göreli olarak kârlı olan bu sektöre yapılan yatırımların büyük sermayeye gereksinim duyması gelmektedir. Piyasaya girilirken büyük sermayeye gereksinim duyulması, üretim ve dağıtımda yüksek maliyetler, medya kuruluşları arasındaki rekabet, reklamcılık gelirlerinin sınırlı olması, medyanın içindeki yatay, dikey birleşmeler, hükümetlerin yanlış politikaları, enflasyon, tekelleşmeyi artıranlar arasındadır.

Yatay/Dikey/Çapraz Tekelleşmeler

Genelde medyada görülen tekelleşme biçimleri, yatay, dikey ve çapraz tekelleşme olarak kendini göstermektedir.

Yatay tekelleşme, medya sektöründe görülen tekelleşmenin en yaygın olanıdır. Dünyada olduğu kadar Türkiye’de de yatay tekelleşme medya sektöründe çok yaygındır. Yatay tekelleşmeyle birlikte, kendi yazı işleri kadrosuna sahip gazete sayısında azalma görülür. Dikey tekelleşmenin birinci şeklinde birden çok gazetenin denetimi bir kişi ya da grup eline geçer. Dikey tekelleşmenin ikinci şeklindeyse, gazetenin yazı işleri kadrosunun hemen hemen hepsi değişir, çalışan gazetecilerin bazıları veya tamamı işten çıkarılır.

Çapraz tekelleşme, önceleri tek bir medya çerçevesinde etkin olan kuruluşların başka alanlara el atmasıdır. Günlük basın, dergiler, kitap yayın alanlarından, radyo, televizyon, video yayıncılığını kaplar bir şekle dönüşerek, çeşitli medyanın bir elde birikimi, çapraz tekelleşmenin oluşumunu belirler.

Türkiye’de Tekelleşme Açısından Medyanın Genel Görünümü

Türk basınının başlangıcı olan 1831’den itibaren devamlı bir tekelleşme eğilimi içinde olduğundan söz etmek yanlış olmaz. Türk basını Cumhuriyetle birlikte, yüz yetmiş yılı aşkın tarihinin büyük bir kısmını devlet denetimi altında geçirmiştir. Türk basınında Tek Parti döneminde çoğulculuktan pek söz edilemezken, çok partili yaşama geçişle birlikte medyada çoğulculuk başladı denilebilir. Medyada asıl gelişme İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ekonomik gelişmenin başlaması, yeni teknolojilerin ülkeye getirilişiyle birlikte gerçekleşti. Bu ortamda İstanbul’da Hürriyet ve Milliyet gibi yeni bir gazetecilik anlayışıyla çıkan gazetelerin yayına girdiğini, hâlâ da etkili gazeteler olarak Türk basınına damgalarını vurduğunu görüyoruz.

1970’li yıllarla birlikte Türkiye’de yazılı basında yeni, renkli gazetecilik teknolojisine yatırım yapılmaya başlandı. Ancak teknolojiye büyük yatırımlar yapılmakla birlikte, çalışan insan faktörüne yatırım yapılmaması basında tekelleşmeye zemin hazırladı. Türkiye’de basında tekelleşme için dönüm noktası 1980’li yıllar oldu denilebilir.

Gazetenin Doğuşu ve Geleneksel Gazeteciliğin Gelişimi

Gazete, 17. yüzyılda ilk kez Avrupa’da yayımlanmaya başlayan bir kitle iletişim aracıdır. Haber kâğıtları ile haber mektupları, gazetenin öncüleri olarak Avrupa’da 14. yüzyıldan itibaren çeşitli işlevler görmüştür. Haber kâğıtları herkesin ilgisini ve merakını çekecek konuları kapsardı. Örneğin, bir kralın ölümü ve tahta çıkışı, çocuğunun olması, evlenmesi, meydan muharebeleri, prensliklerin arasında yapılan turnuvalar, cadıların ve dinsizlerin yakılışı, salgın hastalıklar gibi…

Haber kâğıtları ve haber mektupları gerçekten 17. yüzyılda çıkan ilk gazetelerin öncüleri olarak Avrupa’da işlevselliklerini korumuşlardır. Tacirlere, bankerlere, gemicilere büyük hizmetler götürmüşlerdir. Hiç kuşkusuz, haber mektupları ile haber mektuplarının gazeteciliğin doğuşundaki ve siyasal iletişim yönünden önemleri hiçbir şekilde yadsınamaz. 18. yüzyılda gazetenin ve gazeteciliğin gelişim çizgisini değiştiren iki önemli olay, hiç kuşkusuz Amerikan Bağımsızlık Savaşı ile Fransız İhtilali’dir. Amerikan Bağımsızlık Savaşı ve Fransız İhtilali ile “basının özgür olması anlayışı” kabul görmüş, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’ne ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne yazılı olarak girmiştir. 19. yüzyılda İngiltere’de endüstri devriminin başlaması, dünyada gazeteciliğe de damgasını vurmuştur. İngiltere’de başlayan endüstri devrimiyle bağlantılı olarak gelişen enformasyon devrimiyle, gazetecilik daha fazla özgürlük elde etmiş, bir meslek şekline dönüşmüş ve okuyucu kazanmıştır.

  1. yüzyılda gazeteciliğe damgasını vuran, hiç kuşkusuz çeşitli kitle iletişim araçlarıyla gazetecilik yapılmasıdır. 19. yüzyılın içinde doruk noktasına erişen “geleneksel gazetecilik”, 20. yüzyılda farklı kitle iletişim aracıyla gazetecilik yapılsa bile devam edegelmiştir. Geleneksel gazeteciliğin değişmeye başlamasında, 1970’li yıllardan itibaren gazetecilik alanında kullanımına giren bilgisayarların rolü bulunmaktadır.

Savaş Gazeteciliği ve Getirdikleri

Savaş gazeteciliğini gazetecilik mesleği içinde önemli yer tutmaya başlaması, 1990’daki Körfez krizi ve 1991’deki Körfez Savaşı’yla birlikte olmuştur denilebilir. Arap Baharı’nın dünyaya duyurulmasında geleneksel medyadan çok sosyal medyanın işlevsel olduğu görüldü. Cep telefonlarıyla gönderilen fotoğraflar, atılan tweetler, facebooktan gönderilen videolar. Arap Baharı sırasında olup biteni dünyaya duyurdu.

Magazin Gazeteciliği ve Getirdikleri

Magazin haberlerinde görülen en önemli değişikliklerden bir tanesi, ünlülerin haberlerinin devreye girmesi oluyor. Yüksek teknoloji milyarderleri, genç sunucular, yeni türediler şeklinde büyüteç altına alınarak öne çıkarılan herkes, haber konusu olduğu gibi, eğlence haberleriyle birlikte gazeteleri ve televizyon haberlerini süslüyor. Ünlüler hakkındaki haberlerin gazete ve televizyonlarda verilmeye başlamasıyla birlikte, ünlülerin gazetecileri olacak kişiler de devreye girmeye başlıyor. Ünlülerin gazetecileri olarak ABD’de ve diğer pek çok ülkede televizyonda akşam haberlerini sunan sunucular ortaya çıkıyorlar. Türkiye’de 1990’dan itibaren özel televizyon kanallarındaki sunucuların güzellik kraliçeleri arasından tercih edilmeleri bu yaklaşımın tipik örnekleri arasındadır. Televizyonda magazinleşmeyi hızlandıran diğer bir olgu ise talk show programları. Talk showlar ön plana çıkarken fikir, tartışma haberleri ise geri plana itiliyor. Ciddi haberlerin izlenmesi, önceleri kamusal hizmetin yerine getirilmesi olarak görülürken artık izleyici çekebilmek, reklam alabilmek, para kazanabilmek için haberlerin yapılması öne çıkıyor.

Yurttaş Gazeteciliği (Citizen Journalism)

Körfez Savaşı’ndan sonra, 1990’lı yılların ortasından itibaren internetin ticari hale getirilmesiyle birlikte, dünyada gazetecilik açısından on-line journalism internet gazeteciliği ve web blogs kavramları devreye girmeye başladı denilebilir. Sanal ortamda yapılan gazetecilik uygulamaları yanında yeni bir olgu olarak yurttaş gazeteciliği de gündeme gelmeye başladı. Bu yaklaşımın temelinde ise açılan web sitesinde Yahoo veya Google gibi arama motorları kullanılarak günlük olarak bir haberin, sinema filminin, fotoğrafın, tiyatronun, hatta videonun tartışmaya açılması, gönderilen iletilerde eklemlenerek genişlemesi yatıyordu. Bu işi yapanlara ise web bloggers adı verilmeye başlandı.

İnternet Gazeteciliği (On-line journalism)

İnternetle birlikte ortaya çıkan yeni gelişmelerle geleneksel tek yönlü iletişim yerine etkileşimli olarak ses, hareketli görüntü, metin ve resim gibi içerikler taşınabilir duruma geldi. Bilgisayar teknolojileri var olan haber endüstrisi ürünlerine gerçek zamanlı olarak erişmeyi mümkün hale getirdi. Çok büyük ölçekli haberlere, arşivlere, haritalara, video ve ses kayıtlarına veya haberin destekleyici malzemeye artık internet sayesinde ulaşmak çok kolaylaştı. Halen geleneksel olarak yayınları sürdüren gazeteler, haber ajansları, televizyon, radyo istasyonları çok kısa süre içinde yeni izlerkitleye ulaşma yönünde uyum gösterdi. Bugün internete girildiğinde ABD ile dünyanın pek çok ülkesinde yayımlanan yüksek tirajlı gazeteleri web sayfalarında günlük olarak izlemek mümkündür. Gazeteler dışında, televizyon yayınları da internet üzerinden verilmektedir. Web günlükleri yanında, cep telefonlarından da yararlanılmaktadır. Cep telefonlarından instagram kullanılarak fotoğraf da gönderilirken, aynı zamanda cep telefonu veya tabletlerle tweet atılmakta, sms mesajları gönderilmekte, facebook hesaplarından video gönderilmesi için yararlanılmaktadır. Bütün bunların hepsi yeni uygulamalar olarak yurttaş gazeteciliği açısından işlevsel olmaktadır.

Gazete, Gazeteci, Gazetecilik

Gazetenin ortaya çıkabilmesi için ticari kapitalizmin gelişmesi gerekmiştir. Ticari kapitalizmin gelişmediği ülkelerde ise gazete, kapitalizmin etkisiyle ortaya çıkmıştır. Bunun en iyi örneği Osmanlı İmparatorluğu’dur. Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk gazeteler yabancı çıkarlarının yayın organı olarak Fransızca yayımlanmış, Türkçe ilk gazeteyi de devlet çıkartmıştır. Gazetenin doğuşunda, hiç kuşkusuz insanoğlunun haber alma gereksinimi ve isteğinin büyük etkisi ve katkısı bulunmaktadır.

Gazetecilik klasik anlamda, kişilerin sorunlarının çözümlenmesine yardımcı olan bilgilerin ulaştırılmasıdır. Sunulan enformasyonun içeriği, bilgilendirme veya eğlence yüklü olabilir. Genelde basit bir tanımlamayla sunulan bu içeriğe, günlük dilde “haber” adı verilir. Gazetecilik, haber malzemesi sayılan enformasyonun toplanmasını, yazılmasını, düzenlenmesini ve dağıtılmasını içeren bir işlemdir. Gazeteci ise, erişmek istediği kitle için en önemli diye nitelendirdiği enformasyonu toplayarak haber yapan, kişileri bilgi alarak düşünmeye sevk edendir.

Gazeteciliğin temel ilkelerinden biri, haber ile yorum arasında belirgin bir ayrımın çizilmesi ve bunların karıştırılmasının önlenmesidir. Haber, gerçeklere ve verilere dayalı bilgilendirmedir. Buna karşılık, yorum ise yazarın, yayımlayanın veya yayın şirketlerinin düşüncelerini, inançlarını, kişisel yargılarını içerir. Haber yayını, gerçeklere dayandırılmalı ve doğruluğu kanıtlanır olmalıdır. Yorumlar, genel düşünceler veya günlük olaylar üzerinde yapılabilir. Yorum, subjektif olduğundan doğruluğu üzerinde eleştiri yapılamaz.